![]() |
| Şiraz'dan bir Mesnevî örneği. |
![]() |
| 1479 yılına ait Şiraz'dan bir Farsça kağıt yazması bir Mesnevî örneği. |
Mesnevi klasik doğu edebiyatında, bir şiir tarzının adıdır. Edebiyatta aynı vezinde[1] ve her beyti[2] kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli nazım[3] türüne Mesnevi adı verilmiştir. Uzun sürecek konular veya hikayeler şiir yoluyla anlatılmak istendiğinde, kafiye kolaylığı nedeniyle mesnevi türü tercih edilirdi. Mesnevi her ne kadar klasik doğu şiirinin bir türü ise de, "Mesnevi" denildiği zaman akla "Mevlâna'nın Mesnevi'si" gelmektedir. Mevlâna Mesnevi'yi Hüsameddin Çelebi'nin isteği üzerine yazmıştır. Kâtibi Hüsameddin Çelebi'nin söylediğine göre, Mevlâna, Mesnevi beyitlerini Meram'da gezerken, oturuken, yürürken, hatta semâ ederken söylermiş. Çelebi Hüsameddin de yazarmış. Mesnevi'nin dili Farsça'dır. Halen Mevlâna Müzesi'nde teşhirde bulunan 1278 tarihli, elde bulunulan en eski Mesnevi nüshasına göre beyit[2] sayısı 25618 dir. //Aytıntılı Bilgi!(Vikipedi)//
Mesnevi'nin Vezni: Fâ i lâ tün - fâ i lâ tün - fâ i lün 'dür. Mevlâna 6 ciltlik Mesnevi'sinde tasavvufi[4] fikir ve düşüncelerini, birbirine bulanmış hikayeler halinde anlatmaktadır.
Dîvân-ı Kebir
![]() |
| 1502-1504 yıllarına ait bir Divan-ı Kebir kopyasından bir sayfa. |
![]() |
| Divan-ı Kebir Mevlâna Mausoleum, Konya |
Mektûbât
Mevlâna'nın başta Selçuklu hükümdarlarına ve devrin ileri gelenlerine nasihat için, kendisinden sorulan ve halli istenilen dini ve ilmi konularda açıklayıcı bilgiler vermek için yazdığı 147 adet mektuptur. Mevlâna bu mektuplarında, edebi mektup yazma kaidelerine(kurallarına) uymamış, aynen konuştuğu gibi yazmıştır. Mektuplarında "kulunuz, ben deniz"gibi kelimelere hiç yer vermemiştir. Hitaplarında mevki ve memuriyet adları müstesna(hariç), mektup yazdığı kişinin aklına, inancına ve yaptığı iyi işlere göre kendisine hangi hitap tarzı yakışıyorsa, onu kullanmıştır. //Aytıntılı Bilgi!(Vikipedi)//
![]() |
| Muntasıh-ı Fîhi Mâ Fihi'den alınma bir Fîhi Mâ Fîh sayfası. |
Fîhi Mâ Fih
Fîhi Mâ Fih "Ne varsa içindedir" manasına gelmektedir. Bu eser Mevlâna'nın çeşitli meclislerde yaptığı sohbetleri içermektedir. Bunların, oğlu Sultan Veled tarafından bir kitapta toplandığı sanılmaktadır. Eser 61 bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerden bir kısmı, Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'ye hitaben kaleme alınmıştır. Eserde bazı siyasi olaylara da değinilmiştir. Bu nedenle bu eser tarihi açıdan da büyük bir önem taşımaktadır. Eserde cennet ve cehennem, dünya ve ahiret mürşid[5] ve mürid[6], aşk ve sema gibi konular işlenmiştir. //Aytıntılı Bilgi!(Vikipedi)//
Mecâlis-i Seb'a (Yedi Meclis)
Mecâlis-i Seb'a adından da anlaşılacağı üzere Mevlâna'nın yedi meclisinin, yedi vaazının toplanmasından meydana gelmiştir. Mevlâna'nın vaazları, Çelebi Hüsameddin veya oğlu Sultan Veled tarafından not edilmiş ancak özüne dokunulmamak kaydı ile eklentiler yapılmıştır. Eserin düzenlenmesi yapıldıktan sonra, Mevlâna'nın tashihinden(düzenlemesinden) geçmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Şiiri amaç değil, fikirlerini söylemede bir araç olarak kabul eden Mevlâna, yedi meclisinde şerh ettiği hadisleri şu konulara ayırmıştır:
- Doğru yoldan ayrılmış toplumların hangi yolla kurtulacağı
- Suçtan kurtuluş, akıl yolu ile gafletten uyanış
- İnanç'taki kudret
- Tövbe edip doğru yolu bulanların Allah'ın sevgili kulu olacakları
- Bilginin değeri
- Gaflete dalış
- Aklın önemi
Bu yedi mecliste, asıl şerh edilen(ayrılan, sınıflandırılan) hadiselerle beraber 41 hadis daha geçmektedir. Mevlâna tarafından seçilen her hadis içtimaidir(toplumsaldır). Mevlâna, yedi meclisinde her bölüme "hamd-ü sena" ve "münacat" ile başlamakta, açıklanacak konuları ve tasavvufi[4] görüşlerini hikaye ve şiirlerle cazip hale getirmektedir. Bu yol Mesnevi'nin yazılışında da aynen kullanılmıştır. //Aytıntılı Bilgi!(Vikipedi)//
Kaynaklar: http://mevlana.org.tr/index.php/mevlevilik/mevlana/eserleri \Bilgiler\
http://tr.wikipedia.org/ \Görseller\
Öneri: Her eserin sonundaki "Ayrıntılı Bilgi!" linkine tıklanması şiddetle tavsiye edilir. Farklı bilgilerle karşılaşacağınızdan emin olabilirsiniz.
Yönetici
27.01.2015 - 13:30
1 Vezin: Edebiyat'ta ölçü demektir. Nazımda ahenk sağlamak amacıyla kullanılan söz ölçüsüdür.
2 Beyit: İki dizeden oluşan ve bir bütünlük gösteren bölümlere “beyit” denir. Divan şiirinin temel nazım birimidir. Aynı ölçüde ve anlamca birbiriyle ilgili yakın iki dizeden oluşur.
3 Nazım: Belli bir ölçü ve kalıp esas alınarak üretilmiş edebi ürünlerdir. Ya da kısaca bütün şiir ve şiirler metinlerdir. Hece vezni gibi belli bir kalıp ve ölçü kaygısı güdülerek yazılır.
4 Tasavvuf: İslam'ın iç veya mistik yüzü olarak tarif edilir. Bazıları da onu varlığın özü, doğası ve mutlak hakikat'e ulaşma yolu ile ilgili Perennial Felsefe'nin İslami yüzü olarak tarif etmişlerdir.
5 Mürşit: Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.
6 Mürid: Sözlükte anlamı, “dileyen, irade ve istek sahibi olan” diye verilmektedir. Tasavvuf deyimi olarak; kendi şahsi iradesine göre değil Hakk’ın iradesine göre hareket eden anlamı taşımaktadır. Derviş, müntesib, mensub kelimeleri ile eş anlamlıdır.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder